Benim için alış veriş genelde yiyecek içecek anlamına gelir. Ya market alış verişi, ya da bir yerde köfte ya da döner yaptırır yerim. Birkaç ay önce evin yakınında bir kebapçı açılmıştı. Aslında kebapçı denebilir mi bilmiyorum. Kebap da yapıyorlar ama asıl işleri kokoreç. Bunun yanında uykuluk da yapıyorlar. Bunu görünce ben hemen girdim. Uykuluğu çok seviyorum, ve yıllardır yememiştim. Pek bulunmuyor artık. En azından benim genel olarak alış veriş yaptığım yerlerde bulunmuyor.
İyi oldu. Sonra bikaç kere daha da yedim. Sonra ciğer de yapıyor musunuz diye sordum. Ciğeri de çok severim, ve genelde uykuluk yapan yerler ciğer de yapar. Ama bunlar yapmıyormuş. Neyse piyasada ciğer yapan başka yerler biliyorum. Çok önemli değil.
Lokanta sahibi ile de arkadaş olduk. Baktım bir gün telefomndan casino oyunları oynuyor. Ne yapıyorsun dedim. Bana www.yuksek-casino-jackpotlari.com'u gösterdi.
Bir süredir koltuk takımlarını yenilemeyi düşünüyorduk. Ben kumaş değişiminin yeterli olacağı konusunda ısrar ederken, eşim ille de yeni koltuklar almamız gerektiğini düşünüyor. Çok tuhaf değil mi? Genellikle hanımlar eski koltukların yenileriyle değiştirilmesini isterler. Biz de ise tam tersi. Eşim yani kocam yeni koltuklar istiyor. Aslında ana amacı şu baba koltuğu adı verilen dev koltuklardan almak. Neymiş efendim, maç izlerken ya da online casino oyunları oynarken daha rahat oluyormuş. Arkadaşının evinde görmüş, denemiş, çok rahatmış. Yani sırf maç ve casino keyfi daha iyi çıksın diye koltuklarımızı atmamızı istiyordu. Şöyle bir anlaşma yaptık. Koltuk yüzlerin değişecek ve salona bir tane baba koltuğu alınacaktı. Konuştuğumuz gibi yaptık. Yepyeni koltuk yüzlerimiz ve baba koltuğumuzla salonumuz tam bir Retro haline geldi. Yeni baba koltuğu biraz sıkışıklık yaratıyor ama olsun. Ayrıca o çok meşhur online casinolar da bir tık uzağınızda.
Ben hiçbir zaman uyuşuk, tembel bir insan olmadım. İçimde var olan enerjiyi en yoğun olduğum günlerde dahi kaybetmiyorum. Annem bu durumu 7 aylık doğmuş olmama bağlıyor. Her defasında birçok şeyi çabuk-çabuk yaşadığımı yemeği bile hızlıca yediğimi dile getiriyor. Bu durumdan asla şikayetçi değilim. Çünkü enerjimin bulaşıcı olduğunu ve etrafımdaki insanlara da geçtiğini düşünüyorum. Ben ne kadar hareketlenirsem onlarda sanki benimle birlikte canlanıyormuş gibi geliyor. Büyüklerimizin eli dursa ayağı durmaz, ayağı dursa eli oynar diye tabir ettikleri kişiler var ya işte ben tam da onlardanım. Trafikte bile faaliyet içerisinde olurum genelde. Notebook’umla internete bağlanırım oradan oraya tıklayarak sosyal medyada arkadaşlarıma laf yetiştiririm. Arkadaşlarımda benim kadar olmasa da hayat dolu olmaların özen gösteririm. Yanımda uyuşuk her anı huzursuz ve mutsuz geçen insanlarla mutlu olamam. Nasıl güzel enerji bulaşıcıysa, kötü hislerinde bulaşıcı olduğunu düşünürüm.
Son zamanlarda artan teknolojinin sanırım en büyük zararlarından biri de akraba ilişkilerinin azalması. Eskiden birbirlerine belirli aralıklarla gidenler, yemek bahanesiyle birbirlerini görüp hasret gideren birçok akraba, bugünlerde artık teknolojinin esaretiyle birbirlerini bırakın görmeyi bayramlarda dahi bazen birbirlerine gitmeden cep telefonlarına mesaj atarak bu güzel alışkanlığı bitirme noktasına geliyorlar. Böylesine güzel bir adeti, tekrar eskisi gibi yaşatmak adına bugün herkese görevler düşüyor.
Bu kadar kolay olamaz. İnsanın amcaoğlu ile dayı kızı ile yada babaannesi, amcası ile arasının soğuk olması, bayramdan bayrama aranan akrabalık ilişkileri ile beraber insanlar tamamen kendi kabuklarına çekilmiş durumdalar. Biri hastalansa yada başına bir şey gelse en yakını olacak akrabasından bir kişi bile bulunamıyor, ona destek olamıyor. Para yatırmasız casino oyna çıktıktan sonra da insanlar internetin başından kalkamaz halde casino oyunlarına bağlanıp çevre ile olan ilişkilerinden bir bir ayrılmış durumda.